COVID-19 gibi Tehditlerle Başa Çıkabilmek için Kaynak Geliştirme Yöntemlerinde Nasıl Reform Yapmalı?
yardım dağıtımı
Fotoğraf: REUTERS/Pilar Olivares

• Coronavirüs, en çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemde STK'lar için bir kaynak krizini tetikledi.

• Ekonominin gerilemesi, gelecekteki yardım bütçelerinin ve bağışların azalacağı anlamına geliyor.

• Likidite fonu, STK'ların kısa vadede genel giderleri karşılamasına yardımcı olabilir.


Hepimiz biliyoruz ki bu yaşanan ölçek ve ihtiyaç bakımından daha önce görülmemiş bir salgın. Hemen hemen her aile, toplum, örgüt/kuruluş, sektör ve ulus bu salgının sağlık, ekonomi ve toplum üzerindeki etkilerinden dolayı ne yapacağını bilemez durumda. Yani dünyamız kökten değişti.

Ayrıca çatışmadan etkilenen kişilerin ve Yemen, Suriye ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi devletlerin uzun süren krizlerinde sıkışan halklarının salgının etkisine karşı özellikle savunmasız olacağını da biliyoruz: sağlık ve ekonomik etkiler zaten kaçınılmaz ama aynı zamanda sosyal düzen ve uyumun da risk altında olmasından endişe ediliyor.

Küresel insani yardım STK topluluğu, bu krizin yarattığı olağanüstü ihtiyaçlara cevap vermeye hazır. Mercy Corps ve diğerleri de dahil olmak üzere örgütler ve kuruluşlar - özellikle çalıştıkları topluluklarla en yakın ilişkide olan yerel STK'lar – bu krize cevap verebilme kapasitemizi artırıyor ve çok daha fazlasını yapmaya hazırlanıyor.

Bize güvenen milyonlarca insanın ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmemizdeki rolümüzün ve sorumluluğumuzun farkındayız. İnsani yardım topluluğu hem acil ihtiyaçlara cevap verme anlamında hem de orta ve uzun vadede toparlanma sürecinde yardımcı olmak için büyük bir rol oynamaktadır. 2008-2009'da Etiyopya'da çalışıyordum ve küresel finansal krizin gıda güvenliği ve geçim kaynakları üzerindeki derin, yıkıcı etkisini ve daha uzun vadeli piyasa sistemlerine ve ekonomik kalkınma programlarına duyulan ihtiyacı ilk elden gördüm.

Yine de, uluslararası insani yardım ve kalkınma sektörü, çalışmalarımızın hayati derecede önemli hale geldiği bu zamanlarda küçülmeye ve çalışanlarını işten çıkarmaya zorlayan finansal kaynak kısıtlamaları nedeniyle salgından kaynaklanan kritik bir tehditle karşı karşıya kalıyor.

Image: Global Humanitarian Overview 2020

Açıkça söylemek gerekirse, bu çaba tek bir STK’nın kaynak yaratma girişimi değil. Birçok cömert insan bu küresel tepkiye çoktan farklı şekillerde katkıda bulunsa da, şüphesiz daha çok kişi katkıda bulunacak, gerçekten ihtiyacımız olan şey yeni, yenilikçi bir insani yardım finans kaynağı modelinden başka bir şey değil.

İnsanları bir araya getirmeye ve bu krizden çıkışta yenilikçi yöntemleri geliştirmeye yardımcı olmak için en parlak fikirlerinize, ağlarınıza ve gücünüze acilen ihtiyacımız var.

Gerçek şu ki, kuruluşlarımızın nakit akışlarında ani ve önemli bir azalma oldu. İş modelimiz, tasarladığımız ve fon sağlayıcılarımızın kabul ettiği programlar aracılığıyla ölçülebilir, ortak sosyal etki çıktılarını oluşturabilmek için merkezimizdeki ve dünyanın dört bir yanındaki ülke programlarında görevli ekip üyelerine ödeme yapma kabiliyetimiz etrafında yapılandırılmıştır ve bu yapı büyük ölçekli bir değişikliği öngörmek ve ona uyum sağlamak için yeterince uygun değil.

COVID-19 pandemisinin değişen bağlamı ile, programlarımızın farklı ve ek ihtiyaçlara cevap vermek için hızla uyum sağlaması gerekirken, aynı zamanda seyahat ve sokağa çıkma kısıtları ve sağlıkla ilgili endişelerle başa çıkması gerekiyor. Bu, çalışma saatlerimizin ve şeklimizin değişkenleri, maliyet yapıları ve bu değişimlerin süresi bir bilinmez olduğu için ciddi bir esnekliği zorunlu kılıyor. Bunun nakit akışı ve likidite üzerindeki etkileri, STK topluluğundaki uluslararası ve yerel kuruluşlar için kritiktir ve tabiri caizse zamana karşı bir yarış gerektirir.


Bunu yönetmemize yardımcı olmak için çeşitli kurumsal bağışçılar esneklik sunmaya başladılar, ancak aşağıdaki zorlukları ele almak için sektör çapında bir yaklaşıma acilen ihtiyacımız var:

• Ani gelişen bir likidite krizi.

• Ortaya çıkan yeni sorunlara müdahalenin arttırılması gereken dönemde operasyonel kapasiteyi hızla küçültme baskısı.

• STK'ların ve diğer uygulayıcı ortakların üzerine orantısız oranda binen finansal ve operasyonel risk yükü.

• Maliyetleri karşılama yeteneğimizde sıkıntılara yol açan büyük bir ekonomik gerilemenin gelecekteki yardım bütçelerinin ve bireysel bağışların üzerindeki olumsuz etkisi.


Artık kapasiteyi azaltmak, STK'ların bu salgının bir sonucu olarak tüm dünyada ortaya çıkacak ve çoğalacak hem acil hem de uzun vadeli ihtiyaçları karşılayabilmeleri, çözüm bulabilmeleri açısından felaket bir hata olabilir.

Kurumsal bağışçılarımızın birçoğu ödemeleri geciktirir, incelemeler ve denetimlerden sonra ödeme yaparlar. Bu, siparişlerde beklenen büyük bir artışla karşı karşıya kalan özel sektörden farklı olarak, ya önemli miktarda bir ön ödeme gerektirebilir ya da bu artışı karşılamak için finansal kaynak yaratmayı zorunlu kılar. Özel piyasa, bugüne kadar işletmelerin kapasite artışlarına fon sağlamak için kullandığı kısa vadeli finansman olanaklarını STK'lar için sunmamıştır. Önceden tanımlanmış şartlar sağlandığında hızlıca devreye alınabilecek koşullu hibeler veya öngörülen finansman mekanizmalarımız yok. Birkaç istisna dışında, bağışçılar bir şekilde yararlanıcı kuruluşlar için bu şartları belirleyememiş ve bunun yerine bu kuruluşların bir krize yanıt vermek için ihtiyaç duyulan kapasite artışıyla baş etmek için eldeki nakit tutarını koruyabilmeleri beklenmiştir.

Bu zorlukların üstesinden gelmemize yardımcı olmak için yeni fikirlere ve yenilikçi çözümlere ihtiyacımız var. Özel sektör, hükümetler ve sivil toplum genelinde, ilgili uzmanlık ve kapasitelerimizi kullanarak sektörler arası işbirliğine hiç bu kadar ihtiyaç duymamıştık. Forum’un COVID-19 Eylem Platformu, bize bu işbirliği ve yenilikçi fikirlerin hızlı bir şekilde harekete geçirilmesi, paylaşılması ve yaratıcı çözümlerin tanımlanması için önemli bir fırsat sunuyor.


Potansiyel çözümler şunları içerebilir:

• Acil ihtiyaçların ve bu ihtiyaçların değişimine uyum sağlanarak karşılanması için önceden planlanmış finansman kaynaklarını ölçeklendirebilen bir finansman mekanizması. En kısa zamanda hayata geçirmemiz gereken birçok çözümü zaten biliyoruz: insanları hastalığın yayılmasını nasıl durduracakları konusunda eğitmekten; hastaneler için kaynaklar; ihtiyacı olanlara nakit dağıtımları; gıda tedarik zincirinin gözden geçirilmesi; ve bunun gibi.

• Bir COVID-19 acil müdahale yatırım aracı oluşturulması. Örneğin, salgının ekonomik yansımalarının ölçülebilir bir orta vadede azalmasına bağlı olarak, sosyal mesafe kurallarına uydukları için aileleri ve toplulukları ekonomik olarak destekleyen bir finansman modeli oluşturmak.

• Yıllar boyunca bir STK Likidite Fonu kurulması hakkında çok fazla konuşma yapıldı. Şimdi, STK'ların kısa vadede genel giderleri karşılamak için kullanabileceği ve müdahale fonları dağıtılmaya başladığında geri ödeyebileceği böyle bir fona her zamankinden daha fazla ihtiyaç ve imkan var.

• STK'ların maruz kaldığı artan risklerin altını çizecek bir Risk Çerçeve Mekanizması geliştirmek. STK'ların finansal risk yükünü tek başlarına üstlenmemesi için çok daha büyük bir risk paylaşım yaklaşımını mümkün kılan, bağışçılar için de kabul edilebilir bir model bulmamız gerekiyor. Birçok perakende şirket i% 1-3 hırsızlık ve afet kayıplarına iş planlarında yer vermekte ve önceden belirlenmiş bu kabul edilebilir risk eşiğinde kalmak için süreçler ve prosedürler oluştururlar. Bağışçıların kayıp riskine karşı sıfır toleransı gerçeklikten tamamen uzak ve özellikle en katı kontroller mevcut olsa bile en değişken, yüksek riskli ortamlarda çalışan insani yardım kuruluşları için kararların yönlendirilmesi için faydasız ve çözüm odaklı olmayan bir yaklaşımdır. İnsani ihtiyaçların yoğun olduğu dünyadamızdaki, en güvensiz ve yüksek riskli ortamlarda hayat kurtaran çalışmalar yürütenler için kabul edilebilir risk düzeyi nedir? Ne olabileceği konusunda hemfikir olabilir miyiz? Ortak olarak kararlaştırılan bir eşik içinde hepsi birlikte yönetilebilir mi?


Küresel insani yardım topluluğu, dünya çapında hızla artan insani ihtiyaçlara cevap vermede ve bu salgında hayat kurtarma noktasında başı çekmelidir. Ve her krizde olduğu gibi, bu krizde de fırsat var. Buradaki fırsatı, küresel zorlukları birlikte ele almak için yeni ve daha iyi yollar bulmaya yardımcı olabilecek yeni finansman çözümleri tasarlama ve geliştirme fırsatı olarak görebiliriz. Buna tam da şimdi ihtiyacımız var!


Not: Bu makale AB İzleme Ağı ekibi tarafından çevrilmiştir. Orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.